Posts filed under ‘Yerle Gök Arası Laç’
Yerle Gök Arası Laç
Yerle Gök Arası Laç
yerle gök arasında birbirine bağlanmış saçlarımız vardı
ayağımızdaki halhallarda saklıydı sevdalarımız
gözlerimiz konuşurdu anadilimizi dilimizden önce
dilsizdik ne kadar “dinsizsek” o kadar
derlerdi o zamanlar okulda
cetvel sırtında iki dile bölünürdü korkumuz
avuçlarımızda patlayan yaralardı artık dilimiz
göğüslerimiz yeni yeni patlatıyordu tomurcuklarını
seke seke iniyorduk pınarlara
her nehri pınarından dolayı seviyorduk
çıka çıka bitmiyordu dorukları dağlarımızın
dağların ötesini bilmiyorduk
berisi bizdik
dünya bildiğimiz kadar ama
sandığımız gibi değildi
yanaklarımızda al al olmuş düşler verirdik sevgilinin avuçlarına
nehirler coşkudan kurur
biz çağlardık hayattan
“kimisi kavuşmak ister siti ile tajdin gibi, kimisi aşkı seçer mem ile zin gibi” diye anlatırdı dengbejler
sadece aşktı o zamanlar ölüme yakın
lanetli bir halkın çocuklarına başka başka ölümler de yakıştırmışlardı
bilmezdik o zamanlar
nar ağaclarında dutlar büyütüyorduk
dut ağaçlarından silkeliyorduk düşleri yere
fistan uçlarımızdan tutup çekiştiren umutlarımız vardı
umutlar küçüldükçe düşler de küçülürdü
bilmezdik o zamanlar
dedelerimizin avuçlarında bir top tespih sırdaştı geçmişe
dudakları kanatırcasına ısırtan bir kırımdı
ermeni ağıtları göğe vuran
nenelerimizin dizlerinde uzun kış masalları okşarken saçlarımızı
simdi bir uçumurun kenarında zifiri bir tedirginlikte
sussak intihar olur
kanarsak sürgün
beklersek ölüm
kalırsak kıyım
yerle gök arasında birbirine bağlanmış saçlarımız vardı
ellerimizi bileklerinden sıkıca bağlayan
gençlerin, yaşlıların, çocukların, gelinlerin
peşi sıra
ard arda namlu ucundan bir bir düşmeleriydi
bulutlar
çığlıklara sağır
tanrılara küs
temmuza kahır
birbirine bağlı yaşamlar hep aynı yaştaydı artık
ve Laç deresi kuruyordu unutmamak için
her yıl o günler çekiliyordu kendi içine
ve tarih sadece anlatıldığında var oluyordu….
yazarsak şiir
yaşarsak kırım…
Leyla Kaygun
Son Yorumlar