Yüzümden Yüzüne

 
ayri ülkelerde büyüyorduk/
ayni ülkenin cocuklari kalarak

umudu söküyordum kaldirimlarindan istanbulun/
ki daha cocuktun sen/
yüzünde masallar büyütüyordun/
hayatin attigi ciziklerdi yüzümü desen/
ve hircinligimi öfkeme katarak büyüten/
ki daha cocuktum ben/
yol almak budur diyordum
yolun nereye gittigini bilmeden/
ve sindirmeden hic bir anini ömrümün/
kusarak icine icine herseyin/
tenimde yillari dondurarak/

damda oturup trenleri izliyordum/
sen geliyordun sora yanima
bir kitabin ilk masalindan basliyordu okumaya yüzün yüzümü/
dokunsam kayboluyordun ardindan kokunu birakarak/
tren camdaki isleri yanagima calarken rüzgar
ben nenemle amed teki gavur mahallesine gidiyordum/
ermeni dayimdan ögrenmistim dikislerin saglamligini/
usta bir terziydi sustugunda acilarini/
ki cocuktum daha
usta olmak budur diyordum/
yamalarin elbet bir gün dikis patlattigini
herkesten cok o biliyor
herkesten o sakliyordu/

toprak damli evimizde pencere sacagina oturur
izlerdim usul usul yagan kari/
kokun karisirdi sobanin sicakligina
ve ansizin bir kitap acilirdi yüzümde/
kardelenleri koynuma birakirdi kelimelerin/
bir tren daha gecerdi gözlerimden/
agzini acip yutarken tek tek kartanelerini
agzimda erirdi haykirmak istediklerim ve
bir fahisenin odasinda bulurudum kendimi/
‘bunlardan farklisin’ dediginde ben yine de onlara benzemek icin parasini birakirdim yataga/
tarlabasinda siselerde köpeklesirdi kacakligim
teslim ederdi kendini dolunaya/
bizim köyde bilan ve qego ulurdu o vakit/
beyoglunda piclesirdi ruhum
ya hep ya hic
dünya kusardi üzerime o vakit/
öyküler topluyordum kenarlarindan istanbulun/
burnumda kokun
koynumda bir kardelen/
ve kahramanlarimi seviyordum kendi cehennemleriyle/
bir de nenem anlatiyordu bana anlattirdiklarimi/
ki daha cocuktum
hayat anlattiklarindan ibaret diyordum/
kendi yazdiklarimin mezarini kazarak parmaklarimda/
ve sindirmeye calisarak sustuklarimi/

oysa simdi
picligini söküyorum kaldirimlarindan ruhumun
ki hala cocuksun sen/
yüzünde masallar büyütüyorsun/
ve inadina deli ediyor yüzün yüzümdeki cizikleri
masallarina siginmak istiyorum
karninda düsler büyüterek
ki cocugum ben
sana varan yolun basinda/
burnumda kokun
koynumda bir kardelen/
ardimdan ekmek kirintilari atmiyorum
anlattigin masallardaki gibi/
yolumu aldim ve gidiyorum

solugumuz simdi ayni ülkede seninle/
ayri zamanlarin cocuklari kalarak
biz simdi kendi yolumuzdan cayiyoruz/
ardimizda siirler birakarak…

cuma,04.01.2008,00.39
Leyla Kaygun

 

Leyla Kaygun

Mart 8, 2009 at 2:35 pm Yorum yapın

Şiirden Öte

agzimda toplanan kar taneleridir bu kis
agzimdan agzina bir müjde olur bahar
cemreler düser boynuna
isinir solugumuz

zamana tutsak
zamana yenik
zamana ac
zamandan öte

agzimda toplanan ‘kuyrugu kesik’ gecmislerinin yaralari
agzimdan agzina bir eksiklik olur hayatimizin toplami
sizisi düser boynuma
kanar solugumuz

hayata tutsak
hayata yenik
hayata ac
hayattan öte

agzimda toplanan gücsüzlügüdür kusandigin silahlarinin
agzimdan agzina bir kursun olur tutku
yildizlar düser ciplakligimiza
kesilir solugumuz

aska tutsak
aska yenik
aska ac
asktan öte

tetigi ceken parmaklarimdir gözlerinin icine baka baka
namlunun ucundayken yalnizligimiz
agzinin icinden öper kar taneleri
kulaklarimda yildizlarin masalsi sesleri

ilk isiklari düser boynumuza dogan günesin
cosar solugumuz
gelir bahar tomurcuklari patlata patlata
diriliriz ölümü utandirircasina

tutkuya tutsak
zamana yenik
hayata ac
asktan öte

Leyla Kaygun
05 Subat 2008 sali

 

Leyla Kaygun

 

 

Mart 8, 2009 at 2:33 pm Yorum yapın

Kursaginda Kalir Hayat

Hayata ac kalmis düsleri uyutmaya calisir insan caresiz koynunda

Ac olan uyuyamaz bilirim

Acisi olan hele

Karin tokluguna yasamaya calisirken,

Ürkek dudaklarla hayati kemirmeye calisirken en gevrek yerinden zamanin

Kursagimizda kalir hayat

Ve ondan arta kalan kirintilarla doyurmaya calisirsin caresiz düsleri

Ve ac olan uyuyamaz bilirsin

Acisi olan hele…

 

Leyla Kaygun

Mart 8, 2009 at 2:31 pm Yorum yapın

bir jilet cizigidir ask

tenimizden korkar olduk sevgili tenimizden cayar olduk
bir jilet cizigidir oysa ask seninle simdi
herhangi bir fahisenin gögsünde
kalcalarinda salinirken hüzün
kahkahalar icinde fiyat bicerler yüzüne
bileklerinden kesilir öfkem
kezzap dökerim üzerlerine
sen uyanirsin bir safak vakti kan ter icindekendimizden korkar olduk sevgili kendimizden cayar olduk
bir jilet cizigidir oysa ask seninle simdi
herhangi bir fahisenin gögsünde
korkaklara tüküre tüküre
kusa kusa ihanetcilere
yastik altina ilistirip sevdamizi gelirsin

bir jilet cizigidir oysa ask seninle simdi
herhangi bir fahisenin gögsünde
bileklerimden kesilir solugum
solugundan öper cildirasiya
dudaklarindan kan damlayana kadar
ölürüz birbirimizin agzinda
senin kulagina ölümü fisildarlar kaldirimlarda
ölümü kutsayan bir tek ask oysa

15.01.2008 sali

 

Leyla Kaygun

 

Mart 8, 2009 at 2:29 pm Yorum yapın

bıçaksırtı

Bıçaksırtında bekleşir ruhları sözcüklerin

Yaşamak için bir kez daha.

Anlat der ana rahminden beri yaşayan yaralar

Anlat

İlkin söz vardı

Anlat

Bir yanımız bu yüzden ölü doğar,

Bir yanımız bu yüzden söz

Bıçaksırtında şimdi herbiri…

Şubat 15, 2009 at 9:46 pm Yorum yapın

günlük, 15 Şubat 2009

mapushane camına düşen bir parça gökyüzü

avutur kendini yalnızlık başka bir yalnızlıkla

voltaya geçer zaman

uzar adımları avlu duvarlarına çarpa çarpa

zindana dönüşür sabır

fesat bir gardiyandır hücremizi gözeten

ıslığa büzülür dudaların sorgu odalarında

riyasız gözlerin ranzamın altında kalır

Şubat 15, 2009 at 9:35 pm Yorum yapın

hediye….

 
 
“kederi kirpiklerine asılı gözlerinden bir de
yüzündeki çizgilerden 
vardım coğrafyasına hayatının.
tüm çığlıkları susturan 
bir piçti içindeki cocuk
bir çocuktu içimdeki piç 
elinden tutup aşkı konuşturan….”
 
“sesinin hüzün kırığından bir de
kelimelerinin saklı korkusundan 
vardım coğrafyasına hayatının.
tüm dillerde susan
bir dilsizdi içindeki çocuk
bir çocuktu içimdeki dilsiz
elinden tutup şiiri konuşturan…”
 
27.12.2008 cumartesi

Şubat 15, 2009 at 9:29 pm Yorum yapın

Bir İhtimal

 
 
Bir İhtimal

Bir dizenin şiir ihtimalidir aşk
Bir aşkın kavuşma ihtimalidir şiir
Peşine düşer bir şair her ikisinin de her zaman
Bilirki şiiri yazıldıkca kalır aşk
Aşk kaldıkca yazılacaktır şiir
Ve gittikçe bir ihtimal
Ne aşk kalacaktır ne şiiri
Ama bir ihtimal alamayacaktır kendini bundan hiç bir şair
Çünkü bir şair için aşk belirsizliğinde kendine beliren tek şey şiiridir

12.02.2006 00:47:51

 

Leyla Kaygun

Şubat 15, 2009 at 9:26 pm Yorum yapın

Bir Yılandır Zaman

Göğsünden ısırır anıları zaman
Ansızın saldıran bir yılan
Zehri dilinin ucunda öç
Emerek kanından yalnızlığın
Ve yüzerek
Ve soyarak
Geçmişin derisini yeni bir hayata
Ve giyinerek geçmişi her defasında önce yalnızlığına
Ve tükürerek kendi anına
Isırır anıları zaman
Anıların göğsünde kan
Döner durur her biri çılgınca
Yaralı bir hayvan her biri
Geçmişin kahpe zincirleri boynunda

 

Önce kendi boynuna dolanır yılan
Önce kendine aldanır zaman
Çokça insan
Ve susarak
Ve özleyerek
Ve isteyerek
Ve de çaresiz
Zehirler kendini
Ve de geceyi

 

Kan damlıyor simdi bileklerinden yıldızların gör bak
Ay kırıyor ışıltısıyla pencerelerini gözlerinin

 

En çok geceleri ısırırsa anıları zaman
Ve ansızın zamana saldıran bir yılana dönüverir insan
Geceleri en çok geceleri
Soluk soluğa kalan mavili karanlıklarda hani…

Leyla Kaygun

Şubat 6, 2009 at 7:21 pm Yorum yapın

Yakalamali Yakasindan Hayati

kacak tütün bas geceye/
yildizlarim düssün boynuna/
soluklari avuclarinda kalsin/
yüregine dösersin mayinlarimi bilirim/
telli sinirlarinda dolanirken hayatinin/
gülümsersin inadina hic bir sey olmamis gibi/
öyle cocuk,öyle deli
tüm yenilgileri,yorgunluklari
korkulari,sorgulari ardinda birakircasina/
götürürsün beni kendinle
seninle hic bir sorum yoktur cevapsiz kalan/
hic bir cevap sorusunu beklemez seninle/

her söz tüm ezberleri talan etmeye hazir
bir depremin artcisidir/
yüregine dösersin mayinlarimi bilirim/
telli sinirlarinda dolanirken hayatinin/
her dilde yasakladik oysa kendimizi
bir tek anadilimize konusuruz sustuklarimizi/
hic bir ülkeye sigmadik ta kendi ülkemizde bulduk birbirimizi/
yasaklamislar oysa bizi kendi ülkemize sevgili/

yakalamali hayati yakasindan/
tükürmeli yüzüne zamanin/
kaniksiyorsa eger aski/
kendi cellatlaridir ancak onlar
kendi cehennemlerinde/
kadersiz bir halkin cocuklari olmak kadersiz kiliyorsa eger bizi/
iste yer/
iste gök/
savuralim sözlerimizi namusluca/
her yan duysun bizi/
her dilde sözümüz olsun da
bir tek anadilimize konusalim sustuklarimizi/
ama önce kacak tütün bas geceye/
yildizlarim düssün boynuna
soluklari avuclarinda kalsin/

LEYLA KAYGUN
10.01.2008, Persembe

Şubat 6, 2009 at 7:18 pm Yorum yapın

Eski Yazılar


Son Yazılar

Kategoriler

Etiketler

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri

Popüler Yazılar

  • Hiçbiri

Blog Stats

  • 430 hits

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.