Yüzümden Yüzüne
|
Şiirden Öte
|
agzimda toplanan kar taneleridir bu kis
agzimdan agzina bir müjde olur bahar cemreler düser boynuna isinir solugumuz zamana tutsak agzimda toplanan ‘kuyrugu kesik’ gecmislerinin yaralari hayata tutsak agzimda toplanan gücsüzlügüdür kusandigin silahlarinin aska tutsak tetigi ceken parmaklarimdir gözlerinin icine baka baka ilk isiklari düser boynumuza dogan günesin tutkuya tutsak Leyla Kaygun |
|
Leyla Kaygun
|
Kursaginda Kalir Hayat
|
Hayata ac kalmis düsleri uyutmaya calisir insan caresiz koynunda Ac olan uyuyamaz bilirim Acisi olan hele Karin tokluguna yasamaya calisirken, Ürkek dudaklarla hayati kemirmeye calisirken en gevrek yerinden zamanin Kursagimizda kalir hayat Ve ondan arta kalan kirintilarla doyurmaya calisirsin caresiz düsleri Ve ac olan uyuyamaz bilirsin Acisi olan hele… |
|
Leyla Kaygun |
bir jilet cizigidir ask
| tenimizden korkar olduk sevgili tenimizden cayar olduk bir jilet cizigidir oysa ask seninle simdi herhangi bir fahisenin gögsünde kalcalarinda salinirken hüzün kahkahalar icinde fiyat bicerler yüzüne bileklerinden kesilir öfkem kezzap dökerim üzerlerine sen uyanirsin bir safak vakti kan ter icindekendimizden korkar olduk sevgili kendimizden cayar olduk bir jilet cizigidir oysa ask seninle simdi herhangi bir fahisenin gögsünde korkaklara tüküre tüküre kusa kusa ihanetcilere yastik altina ilistirip sevdamizi gelirsin bir jilet cizigidir oysa ask seninle simdi 15.01.2008 sali |
|
Leyla Kaygun
|
bıçaksırtı
Bıçaksırtında bekleşir ruhları sözcüklerin
Yaşamak için bir kez daha.
Anlat der ana rahminden beri yaşayan yaralar
Anlat
İlkin söz vardı
Anlat
Bir yanımız bu yüzden ölü doğar,
Bir yanımız bu yüzden söz
Bıçaksırtında şimdi herbiri…
günlük, 15 Şubat 2009
mapushane camına düşen bir parça gökyüzü
avutur kendini yalnızlık başka bir yalnızlıkla
voltaya geçer zaman
uzar adımları avlu duvarlarına çarpa çarpa
zindana dönüşür sabır
fesat bir gardiyandır hücremizi gözeten
ıslığa büzülür dudaların sorgu odalarında
riyasız gözlerin ranzamın altında kalır
hediye….
|
“kederi kirpiklerine asılı gözlerinden bir de
yüzündeki çizgilerden
vardım coğrafyasına hayatının.
tüm çığlıkları susturan
bir piçti içindeki cocuk
bir çocuktu içimdeki piç
elinden tutup aşkı konuşturan….”
“sesinin hüzün kırığından bir de
kelimelerinin saklı korkusundan
vardım coğrafyasına hayatının.
tüm dillerde susan
bir dilsizdi içindeki çocuk
bir çocuktu içimdeki dilsiz
elinden tutup şiiri konuşturan…”
27.12.2008 cumartesi
|
Bir İhtimal
|
Bir Yılandır Zaman
Ansızın saldıran bir yılan
Zehri dilinin ucunda öç
Emerek kanından yalnızlığın
Ve yüzerek
Ve soyarak
Geçmişin derisini yeni bir hayata
Ve giyinerek geçmişi her defasında önce yalnızlığına
Ve tükürerek kendi anına
Isırır anıları zaman
Anıların göğsünde kan
Döner durur her biri çılgınca
Yaralı bir hayvan her biri
Geçmişin kahpe zincirleri boynunda
Önce kendine aldanır zaman
Çokça insan
Ve susarak
Ve özleyerek
Ve isteyerek
Ve de çaresiz
Zehirler kendini
Ve de geceyi
Ay kırıyor ışıltısıyla pencerelerini gözlerinin
Ve ansızın zamana saldıran bir yılana dönüverir insan
Geceleri en çok geceleri
Soluk soluğa kalan mavili karanlıklarda hani…
Leyla Kaygun
Yakalamali Yakasindan Hayati
kacak tütün bas geceye/
yildizlarim düssün boynuna/
soluklari avuclarinda kalsin/
yüregine dösersin mayinlarimi bilirim/
telli sinirlarinda dolanirken hayatinin/
gülümsersin inadina hic bir sey olmamis gibi/
öyle cocuk,öyle deli
tüm yenilgileri,yorgunluklari
korkulari,sorgulari ardinda birakircasina/
götürürsün beni kendinle
seninle hic bir sorum yoktur cevapsiz kalan/
hic bir cevap sorusunu beklemez seninle/
her söz tüm ezberleri talan etmeye hazir
bir depremin artcisidir/
yüregine dösersin mayinlarimi bilirim/
telli sinirlarinda dolanirken hayatinin/
her dilde yasakladik oysa kendimizi
bir tek anadilimize konusuruz sustuklarimizi/
hic bir ülkeye sigmadik ta kendi ülkemizde bulduk birbirimizi/
yasaklamislar oysa bizi kendi ülkemize sevgili/
yakalamali hayati yakasindan/
tükürmeli yüzüne zamanin/
kaniksiyorsa eger aski/
kendi cellatlaridir ancak onlar
kendi cehennemlerinde/
kadersiz bir halkin cocuklari olmak kadersiz kiliyorsa eger bizi/
iste yer/
iste gök/
savuralim sözlerimizi namusluca/
her yan duysun bizi/
her dilde sözümüz olsun da
bir tek anadilimize konusalim sustuklarimizi/
ama önce kacak tütün bas geceye/
yildizlarim düssün boynuna
soluklari avuclarinda kalsin/
LEYLA KAYGUN
10.01.2008, Persembe
“
Son Yorumlar